Bugün YGS sonuçlarının açıklanmasının ardından özellikle eğitimle ilgili yazılara dikkat çekmek istemekteyim. Can Dündar’ın bilgisayar oyunları ve şiddetle ilgili yazısı gerçekten etkileyici. Abbas Güçlü eğitim sistemi konusunda sürekli takip ettiği yazarlardan birisi. Onun YS sonuçlarıyla ilgili yorumları her zamanki gibi gerçekçi.Çocuk eğitimi için sadece kitap okumak yetmememekte, güncel eğitim bilgileri, köşe yazıları da oldukça yararlı ve etkilidir. Çünkü sistem o kadar fazla ve hızla değişmetedir ki bazen 2-3 yıl önce yazılmış kitaplar ne yazık ki bazı konularda eskimiş olmaktalar.

GÖREV ÇAĞRISI

Can Dündar

Bundan 10 yıl kadar önce tesadüfen girdiğim bir internet kafede karşılaşmıştım acı gerçekle:
Bilgisayar başında kafası öne eğik çocukların hepsinin ekranında aynı oyun vardı.
Anti-terör timi rolüne bürünen çocuklar, çetelere bölünmüş öfkeyle “düşman teröristler”e saldırıyor, bıçaklıyor, ateş ediyor, beynini uçuruyorlardı.
Amerikan icadı oyundaki bütün teröristler Arap’tı.
Kafeden dehşet içinde çıkıp oyunla ilgili bir yazı yazmıştım. Daha sonra değişik vesilelerle bu tehlikeye dikkat çektim.
Bu arada oyun öyle popüler oldu ki, “Siberlig”de şampiyona düzenlendi. Türkiye’de farklı illerden en çok terörist öldüren 250 “klan” katıldı. Kazanan takım Güney Kore’de 55 ülkeden gelen “anti-terör timleri” ile yarıştı.
* * *
“Canım bilgisayar oyunu işte, abartma” mı diyorsunuz.
Size tanık olarak dünkü haberi takdim etmek isterim:
2. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük katliama imza atan Norveçli faşist Anders Behring Breivik, 77 kişiyi katlettiği olaydaki ilham kaynağını açıkladı:
“Call of Duty” (Görev Çağrısı”) adlı bilgisayar oyunu…
Katil, katliamdan önce annesinin evinde, günde 16 saat bu oyunu oynamış.
Oyun, bahsettiğim türün en gelişmiş versiyonu… Size bir tankın içinden ya da uzak mesafeden ateş ettiğiniz düşmanın kellesi uçtuğunda çıkardığı sesi duyma, bedeninden boşalan kanı hissetme imkânını bahşediyor.
Şimdi sıkı durun:
“Call of Duty”, bir yılda 55 milyon kopya satmış.
Sadece önceki ay, internette 40 milyon oyuncusu varmış.
Bu rakamı internet cafelerce çoğaltın, neyle birlikte yaşadığımızı anlarsınız.
* * *
Bunların toplumsal şiddetin çoğalmasındaki rolünden yakındığımızda sektörün lobilerine yakın bazı uzmanlar “Bayatlamış tezler” diyordu.
Bu oyunların çocukları şiddete yönlendirmek bir yana, tersine içlerindeki şiddeti boşalttığı için yararlı bile sayılabileceğini söylüyorlardı.
Norveç örneği ile nereye boşalttığını görmüş oluyoruz.
Oyundaki karakterler gibi “yabancı düşmanı” olan Breivik duruşmada şöyle diyor:
“Nişan alma yeteneğimi bu oyun sayesinde geliştirdim. Oyun, çok iyi bir savaş simülatörü… O kadar iyi ki dünyadaki birçok ordu tarafından kullanılıyor. Sisteme alışırsa neneniz bile keskin bir nişancıya dönüşebilir.”
* * *
Eh, nenelerimiz değilse de, bebelerimiz dönüşüyor.
Ve biz evde, okulda, sokakta ve şimdilerde de hastanelerde yükselen şiddet sarmalından yakınıp duruyoruz.
“Daha fazla karşı şiddet” dışında da çare üretemiyoruz.
“Toplumsal şiddetin kaynağı bu oyunlar” diyecek kadar cahil değilim; ancak bu oyunların içerdiği vahşetle şiddet iklimine katkısı inkâr edilebilir mi?
Öyle bir çağdayız ki, ekranda azıcık ihtiraslı bir öpüşme sahnesi olsa üst kurullar makasla koşturuyor; aynı ekranda kan gövdeyi götürse kimse umursamıyor.
Cinsellik içeren her tür yayın internetten tamamen temizlendi maşallah; şiddet ise keyfince at koşturuyor.
Yasaktan yana değilim; ancak artık şiddete bahşedilen tolerans ve teşviki, sanata, kültüre, barışa, özgürlüğe, aşka göstermedikçe bu kanlı tezgâhtan çıkışımız yok.
Bu da bizim “Görev çağrımız” olsun.
http://gundem.milliyet.com.tr/gorev-cagrisi/gundem/gundemyazardetay/21.04.2012/1530876/default.htm

http://www.candundar.com.tr/_v3/#!/En_Son_Eklenenler/Görev_Çağrısı/#Did=18287

BU KARA TABLONUN HESABINI KİMLER VERECEK?
Abbas Güçlü


Üniversite sınav sonuçları eğitimin röntgenini bir kez daha çekti. Ve durum eskisinden de berbat…
YGS’de 40 soru vardı. Türkiye ortalaması kaç biliyor musunuz? Sadece ve sadece 3. Yani onca eğitim, dershane ve özel ders dopingine rağmen adaylar sadece soruların yüzde 10’unu çözebiliyorsa, alarm zillerinin bangır, bangır çalıyor olması gerekirdi.
Cumhurbaşkanı Başbakana, Başbakan Milli Eğitim Bakanına, Milli Eğitim Bakanı da il milli eğitim müdürleri ve okul yöneticilerine onlar da öğretmenlere bu “rezalet“in hesabını sormalı. Sormalı ki, durum her geçen yıl daha vahim noktalara gelmesin…
Sıfır alanları, hiç sorgulamıyorum bile. Çünkü onlara alıştık iyice…

Sorumlular hesap versin!
Diğer tüm giriş sınavları gibi YGS sonuçları da, bir anlamda Türk eğitim sistemini bir aynası konumunda. Alınan doping, gösterilen vurdum duymazlık ve en önemlisi de umut tacirliğine yönelik her şey bir bir ortaya çıkıyor.

57 bini sınava girmedi!
Adaylar, özellikle de iddialı olanlar, Matematik’te coştu. Sosyal Bilimlerde döküldüler. 50 Bini sıfır çekti ve 57 bini de başvurduğu halde sınava girmedi.
İsterseniz gelin önce şu siyah ötesi tabloya bir göz atalım:
YGS’de sınavı geçerli sayılan 1 milyon 837 bin 344 adaydan 50 bin 805’i ”sıfır” aldı.
1 milyon 895 bin 476 aday başvurdu, bu adaylardan 57 bin 742’si sınava girmedi.
Sınavı geçerli sayılan aday sayısı 1 milyon 837 bin 344 olarak belirlenirken, 50 bin 805 adayın ise puanları 0,5’ten küçük olduğu için hesaplanmadı.

En çok şampiyon Matematik’te
Sınavda Türkçe testinde 40 sorunun tamamını doğru yanıtlayan 929, Sosyal Bilimler testinde 40 sorunun tamamını doğru yanıtlayan 56, Temel Matematik testinde 40 sorunun tamamını yanıtlayan bin 316, Fen Bilimler testinde 40 sorunun
tamamını doğru yanıtlayan 437 aday
çıktı.
Geçen sene testleri doğru yanıtlayan Türkçe’den bin 392, Sosyal Bilimler’den 5, Temel Matematik’ten bin 805, Fen Bilimleri’nden ise 407 aday çıkmıştı.

Geçen yıla göre net sayıları
Doğru yanıt oranına bakıldığında, Türkçe testinde 77 bin 429 aday (geçen yıl 142 bin 752 aday), Sosyal Bilimler testinde 9 bin 652 aday (geçen yıl 4 bin 925 aday), Temel Matematik testinde 35 bin 892 aday (geçen yıl 30 bin 633 aday), Fen Bilimleri testinde 22 bin 313 aday (geçen yıl 18 bin 69 aday) 35 ve üzerinde soruya doğru yanıt verdi.
4’ün altında doğru yanıt veren aday sayısı ise Türkçe testinde 31 bin 249 aday (geçen yıl 15 bin 99), Sosyal Bilimler testinde 253 bin 918 aday (geçen yıl 197 bin 703 aday), Temel Matematik testinde 870 bin 80 aday (geçen yıl 700 bin
800 aday) Fen Bilimleri testinde 1 milyon 260 bin 795 aday (geçen yıl 1 milyon 134 bin 899) oldu.

Ne anlama geliyor?
Geçen yılın verileri ile bu yılın verileri kıyaslandığında çok önemli değişiklikler var. Bunun anlamı, geçen yıla göre puanlarda, özellikle Türkçe testine yönelik alanlarda da çok önemli değişimler yaşanacak ve üniversiteye girmek bu yıl bazı olanlar için çok da kolay olmayacak.
Geçen yıl 40 sorudan 35’i yapan iddialı öğrenci sayısı neredeyse yarı yarıya azaldı. Geçen yıl 35 üzeri net yapan 142 bindi, bu yıl bu sayı 77 bine indi. Belli ki alt sıralarda da büyük kaymalar oldu. Aynı durum sosyal bilimler için de söz konusu. Fen ve Matematik’te ise o kadar büyük değişim söz konusu değil.
Bunun anlamı, Türkçe ve Sosyal bağlantılı puanlar artacak, Fen ve Matematik bağlantılı puanlar ise geçen yıla göre çok büyük değişim sergilemeyecek…

Tebrik edilesi iller
Aydın, Denizli, Yalova, Antalya, Kilis, Burdur gibi bazı iller, hemen her yıl üniversite giriş sınavlarında ilk 10’a giriyorlar. Trabzon, Gaziantep, İstanbul gibi favori kentler ise tahmin edilenin çok çok altındalar. Hatta en son sıralarda olanlar bile var.
Bu illerin yöneticilerine bunun gerekçelerini sormak gerekir. Vali ve kaymakamların başarıları değerlendirirken, eğitimdeki performansları da dikkate alınmalıdır. Alınmalı ki, onlar da bu konulara daha ciddi bir şekilde eğilsinler.
Kentlerin kendilerine güveni geldiğinde, gerisi geliyor. Yalova ve Kilis örneğinde bunu fazla fazlasıyla görüyoruz. En zor koşullarda bile hep başarılı oldular…
Özetin özeti: Eğitimde kalite arayışı, yasalarla ve kavgalarla olmuyor. Bu tablonun sorumlusu kimse ortaya çıksınlar ve hesap versinler. Yoksa, bugünleri de ararız…
http://gundem.milliyet.com.tr/bu-kara-tablonun-hesabini-kim-verecek-/gundem/gundemyazardetay/21.04.2012/1530923/default.htm

YGS’de 50 Bin Aday Sıfır Çekti! Puanlar Çok Değişecek!
“YGS sonuçları bir anlamda Türk eğitim sisteminin de bir aynası oluyor. Alınan doping, vurdum duymazlık ve en önemlisi de umut tacirliğine yönelik her şey ortaya çıkıyor. ”

Adaylar, özellikle de iddialı olanlar, Matematik’te coştu. Sosyal Bilimlerde döküldüler. 50 Bini sıfır çekti ve 57 bini de başvurduğu halde sınava girmedi.

İsterseniz gelin önce tabloya bir göz atalım:

Herkes sevindi !

YGS’de sınavı geçerli sayılan 1 milyon 837 bin 344 adaydan 50 bin 805’i ”sıfır” aldı.

1 milyon 895 bin 476 aday başvurdu, bu adaylardan 57 bin 742’si sınava girmedi.

Sınavı geçerli sayılan aday sayısı 1 milyon 837 bin 344 olarak belirlenirken, 50 bin 805 adayın ise puanları 0,5’ten küçük olduğu için

hesaplanmadı.

En Çok Şampiyon Matematik’te

2011-YGS’de ise 1 milyon 648 bin 240 adayın sınavı geçerli sayılırken, 38 bin 269’unun puanı hesaplanamadı; 2010-YGS’de ise sınavı geçerli olan 1 milyon 487 bin 493 adaydan 14 bin 156’sının puanı hesaplanamamıştı.

Sınavda Türkçe testinde 40 sorunun tamamını doğru yanıtlayan 929, Sosyal Bilimler testinde 40 sorunun tamamını doğru yanıtlayan 56, Temel Matematik testinde 40 sorunun tamamını yanıtlayan bin 316, Fen Bilimler testinde 40 sorunun

tamamını doğru yanıtlayan 437 aday çıktı.

Geçen sene testleri doğru yanıtlayan Türkçe’den bin 392, Sosyal Bilimler’den 5, Temel Matematik’ten bin 805, Fen Bilimleri’nden ise 407 aday çıkmıştı.

Geçen Yıla Göre Net Sayıları

Doğru yanıt oranına bakıldığında, Türkçe testinde 77 bin 429 aday (geçen yıl 142 bin 752 aday), Sosyal Bilimler testinde 9 bin 652 aday (geçen yıl 4 bin 925 aday), Temel Matematik testinde 35 bin 892 aday (geçen yıl 30 bin 633 aday), Fen Bilimleri testinde 22 bin 313 aday (geçen yıl 18 bin 69 aday) 35 ve üzerinde soruya doğru yanıt verdi.

4’ün altında doğru yanıt veren aday sayısı ise Türkçe testinde 31 bin 249 aday (geçen yıl 15 bin 99), Sosyal Bilimler testinde 253 bin 918 aday (geçen yıl 197 bin 703 aday), Temel Matematik testinde 870 bin 80 aday (geçen yıl 700 bin

800 aday) Fen Bilimleri testinde 1 milyon 260 bin 795 aday (geçen yıl 1 milyon 134 bin 899) oldu.

Ne anlama geliyor?

Geçen yılın verileri ile bu yılın verileri kıyaslandığında çok önemli değişiklikler var. Bunun anlamı, geçen yıla göre puanlarda, özellikle Türkçe testine yönelik alanlarda da çok önemli değişimler yaşanacak ve üniversiteye girmek bu yıl bazı olanlar için çok da kolay olmayacak.

Geçen yıl 40 sorudan 35’i yapan iddialı öğrenci sayısı neredeyse yarı yarıya azaldı. Geçen yıl 35 üzeri net yapan 142 bindi, bu yıl bu sayı 77 bine indi. Belli ki alt sıralarda da büyük kaymalar oldu. Aynı durum sosyal bilimler için de söz konusu. Fen ve Matematik’te ise o kadar büyük değişim söz konusu değil.

Bunun anlamı, Türkçe ve Sosyal bağlantılı puanlar artacak, Fen ve Matematik bağlantılı puanlar ise geçen yıla göre çok büyük değişim sergilemeyecek…

http://www.abbasguclu.com.tr/gununyazisi/ygsde_50_bin_aday_sifir_cekti_puanlar_cok_degisecek2.html

aguclu@abbasguclu.com.tr editor@abbasguclu.com.tr