MERAL OKAY VE MATEMATİK KÖYÜ

Önüne her gelen diziyi seyretmeyen ben, bir baktım ki yıllar içinde seyrettiğim dizilerin büyük çoğunluğunu Meral Okay’ın dizileri oluşturmakta. O zaman başladı O’na karşı olan hayranlıkla karışık merakım. Gülse Birsel gibi Meral Okay da benim idollerim arasında, hem zekiler hem de müthiş bir hayal dünyasına sahipler. Zeki kadınlara bayılıyorum! Dünyada gerçekten özenebileceğim yeteneklere sahip olan birkaç kişiden biriydi Meral Okay da. Ölümüne çok üzüldüm, kim bilir kafasında kaç projeyle gitti öbür tarafa?

Ama bugün ona bir kez daha özendim ve doğru insanı takdir ettiğim için de kendimle gurur duydum. Meral Okay kazandığı onca paraya rağmen oldukça mütevaziydi bence. Başkaları gibi aldığı paraları gözümüze gözümüze sokmazdı. Bilmem kaç tane arabasını ya da evini bilmezdik, bildiğimiz ölen kocasına yazdığı aşk dolu mektuplarıydı sadece. O’na olan özlemini, aşkını bilirdik arabalarının yerine. O, aşka sahip olmuştu, evler, yatlar yerine, bu yüzden gözü başka şeyler görmüyordu belki de. Tüm servetini eğitime bağışlaması da bunu göstermiyor mu?

Matematik Köyü Aziz Nesin’in oğlu Prof. Dr. Ali Nesin tarafından İzmir’de kurulmuş, amacı sadece ve sadece eğitim olan bir oluşum. Maddi gücü yeten öğrenciler para ödeyerek, yetmeyenler ise burslu olarak özellikle yaz döneminde çeşitli matematik derslerine katılıyorlar burada. Lise düzeyinden lisans ve yüksek lisans düzeyine kadar derslerin verildiği bu köy, oldukça rağbet görmektedir. Geçen sene biraz geç başvurduğumuz için katılamadığımız bu eğitime bu sene erkenden başvuran kızım kabul edildi. Yazın yaklaşık 15 günlük dönemler halinde olmak üzere günde 8 saat matematik dersinin görüleceği bu köyde her şey sadece matematik değil. Katılımcılar köyün günlük birtakım işlerinde de görev almak zorundalar. Köy hakkında yazın sonunda daha detaylı bilgi vermeyi planlıyorum ama asıl varmak istediğim sonuç, bu köyün tamamen Ali Nesin’in ve birkaç arkadaşının özverili çalışmaları ve fedakarlıklarıyla yürütüldüğüdür. Burası maddi gelir amaçlı bir oluşum değil, tam tersi bağışlarla ayakta kalmayı başarıyor. Bağış konusunda kurumun başındaki kişinin soyadı nedeniyle insanlar hala önyargılılar bence. Kimse bir kurumu ya da oluşumu anlamaya çalışmadan, hakkında en ufak bilgi sahibi (gerçek bilgiden söz ediyorum burada) olmadan her konuda olduğu gibi bu konuda da ahkam kesmekte. Burada yapılan ve amaçlanan sadece eğitim, diğer “eğitim “ amaçlı kurumlar gibi eğitimin yanında verilen aparatif düşünce sistemlerinin genç beyinlere yerleştirilmesi yok burada. Belki de bu yüzden Tübitak’ın eğitimin pek çok alanında verdiği yardımı bir türlü alamakta bu matematik köyü.

Lafın kısası bugünlerde duymaya pek alışık olmadığım bir olaydı bir eğitim kurumuna tüm servetin bağışlanması. Bu sebeple aslında çok normal olan bu durum bir haber niteliği taşımakta ne yazık ki. Oysa keşke herkes onun gibi olsa da eğitime verilen gönüller şaşırtmasa artık bizi. O zaman adam oluruz belki ülkecek, kim bilir….

Matematik Köyü hakkında daha fazla bilgi almak ve incelemek için aşağıda web sayfasının linkini veriyorum.Bağış için gerekli bilgileri de bulmanız mümkün.

http://matematikkoyu.org/