Hafızayı güçlendirmek için:
1. Soya: Soyadaki doğal östrojen hafızayı hem kuvvetlendirir ve kıvraklaştırır.
2. Hafıza mineralleri: Vücutta demir ve çinko azlığı, belleği zayıflatır, çünkü azalan hemoglobin nedeniyle beyne yeterince oksijen taşınmaz. Bu da beyin faaliyetlerinin azalmasına neden olmakta.
3. Kahve: Kafein zihin performansını, hafıza ve konsantrasyonu artırıyor.
4. Zihin egzersizi: Ypılan araştırmalara göre zihnini aktif tutanlarda bellek çok daha kuvvetlidir ve alzehimer gibi hastalıklar daha az sıklıkta görülmektedir. Bunun için bulmaca çözmek, yeni bir dil öğrenmek ve zeka problemleri çözmek önerilmektedir.
5. Vücut egzersizleri: Haftada üç kez 30-45 dakikalık egzersizler (kardiyo çalışmalarını da içeren), hafızayı zayıflatan stresi azaltıyor.
6. Sakız çiğnemek: Sakız çiğnerken beynin ‘hippocampus’ bölümü daha iyi çalıştığı araştırmalarla desteklenmektedir..
7. Gingko Biloba: Aynı adlı ağaçtan elde edilen madde, damarları açıp beyne daha fazla oksijen taşır. Çin tıbbında yüzlerce yıldır kıymeti değişmemiştir.
8. Yağlı balık eti: Haftada üç kez yağlı balık veya üç gün 330 mg. balık yağı hapı, hafızayı güçlendirecek ‘Omega 3’ yağ asitlerini almanız için yeterli. Bunun için özellikle okyanus balıkları tavsiye edilir.
9. Adaçayı: Zihin yorgunluğu için en iyi çare. Adaçayı familyasından limonun yağından elde edilen esansın da konsantrasyonu arttırdığı keşfedilmiş. Adaçayının konu dışı bir başka yararı da, kadınlarda doğal östrojen salgısına yardım ettiği için menopozun yan etkilerini azaltmasıdır.
10. B vitamini: Beyni serbest radikallerden koruyup beyne daha fazla oksijen gelmesini sağladığı için Niacin, B3, B13 vitaminleri bellek için çok önemli.

Hafıza Yöntemleri
1. Akrostiş Metodu: Akrostiş metodu, hafızaya alınmak istenen cümlelerin ilk harfleri kullanarak anlamlı veya kafiyeli, hafızada daha kalıcı olan başka bir kelime veya cümle oluşturma işidir. Burada iki ana kelime karşımıza çıkıyor; anlamlı ve kafiyeli. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler anlamsız olabilir, ancak kafiyeli ve hafızada kalıcı bir özelliğe sahiptir. örneğin; “SSK” , “MEB” gibi. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler ise anlamlı olabilmektedir. Örneğin “SENİ” akrostişi gibi.

Uygulama Örneği: Dil bilgisi dersinde sıfat fiiller konusu vardır. Başlıca sıfat filer şunlardır; an (en), ası (esi), maz (mez), ar (er), dık (dik), acak (ecek), mış (miş).
Bunları şu şekilde hafızanıza kaydedebilirsiniz: “Anası mezar dikecekmiş.” Daha sonra öğretmen size sıfat fiilleri yazılıda sorunu şu şekilde hafızanızdan çıkarıp kullanacaksınız; An – ası mez – ar dik – ecek – miş

2. Bağlama Metodu: Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgilerin sunulan sırasına göre hafızaya alınması bu metodun ana noktasını oluşturmaktadır. Bu metot uygulanırken iki basamak kullanılır:
1- Listelenen bilgilerin her maddesinin görsel şekli oluşturulur.
2- her maddenin görsel şekliyle bir sonraki madde arasında bağlantı kurulur.
Böyle her bir madde birbiriyle görsel olarak bağlanacak ve zincir oluşturulacaktır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler görsel olarak öyküleştirilir. Böylece sağ beyin aktif hale gelir ve bilgiler hafızaya kaydedilmiş olur. Gerektiğinde ise yine aynı sırayla zihne çağrılarak kullanılır.

Uygulama Örneği:
Bu metodu kullanarak Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini sırayla hafızamıza alalım.
Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünleri; zeytin, pamuk, tütün, şeker pancarı. Bu metodu kullanarak şu şekilde hafızaya alabilirsiniz; “Evde akşam uyurken karşınıza aniden kocaman, ejderhaya benzeyen bir kedi çıktı. Kedi size sert sert bakarak mar, mar (Marmara) diye sesler çıkarıyor. Ondan o kadar korktunuz ki hemen evden dışarı çıkarak tarım malzemelerinin bulunduğu dolabın içerisine girdin. Dolabın içerisi çok karanlıktı. Bu nedenle yerde bulunan zeytinleri görmeyerek dengenizi kaybettiniz ve kafanızı dolabın içindeki pamuğa çarptınız. Kafanızdan musluktan boşalırcasına kan akmaya başladı. Kanın durdurmak için kafanızı dolapta bulunan tütün ile sardınız. O sırada acıdan bayıldınız. Uyandığınızda kendinizi şekerpancarı ekili olan tarlada.”
Okuduğunuz bu paragrafı gözlerinizi kapatarak zihninizde anlamlandırın. Olayı yaşayın. Şimdi Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini bir kağıda yazın. Hepsi hafızanızda değil mi?

3. Yerleşim Metodu:
En eski hatırlama hafızaya alma tekniği budur. M.Ö. 500 yılan kadar uzanan bir hikayesi vardır.
Bu metotta iyi bilinen sabit yerler ile hatırlanmak istenen bilgiler birbirine bağlanır. Daha sonra bu sabit yerlerde dolaşılır. Bu metotta iki önemli ilke vardır; 1- Bilinen yerleşim yerleri doğal bir şekilde ve mantıklı bir sırada ezberlenir. Yani her sayı bir yerle isimlendirilir. 2- Hatırlanmak istenen bilgi yürüyüşe çıkarılarak yerlerine yerleştirilir.

Uygulama Örneği:
1. Aşama: Yürüyüş yapağınız yerleşim yerlerini doğal, bildiğimiz tarzda ezberliyorsunuz. Bunun için bir yerden bir yere giderken uğradığınız yerler olarak da düzenlerseniz daha kolay ezberlersiniz. Evden okula giderken uğradığınız yerler.
a) ev b) market c) park
2. Aşama: Hatırlanacak bilgiler belirlenir ve yürüyüş yapacağınız yerler ile bağlantı kurulur.
Hatırlanacak kelimeler (Edebiyat dersinde öğretilen ve paragraf sorularının temelini oluşturan maddeler):
a) öyküleme (hikaye etme), b) betimleme (tasvir etme) c) açıklama
3. Aşama: Evden okula giderken uğradığınız yerlerin her birine hatırlamak istediğiniz bilgiyi yerleştireceksiniz. Bunu da hafıza teknikleri ilkeleri doğrultusunda yapacaksınız.
A. Yürüyüş yapılan yer “ev”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “öyküleme (hikaye etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.
Evde sabah kahvaltısı yaparken babanızın size hayat hikayesini (öyküleme) anlattığını düşünebilirsiniz.
B. yürüyüş yapılan yer “market”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “betimleme (tasvir etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.
Marketin sahibi olan yaşlı bir amcanın size okuduğu sınıfı tasvir ettiğini hayal edebilirsiniz.
C. yürüyüş yapılan yer “park”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “açıklama” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.
Parkın yanından geçerken kocaman bir çocuğun yolunuzu kestiğini ve size buradan geçmemenizi söylediğini. Bunun nedenini sorduğunuzda ise size açıklama yapmaya başladığınız hayal edebilirsiniz.

4. Asma Metodu (Rakam-Şekil Metodu): Asma metodu 17. yüzyılın ortalarında Henry Herdson tarafından geliştirilmiştir. Yerleşim sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler somut olan nesnelere zihinsel olarak asılır. Bu metotta rakamlar benzediği bazı nesneler ile temsil edilir. Örneğin;
1 sayısı kaleme benzediği için kalemle özdeşleştirilebilir.
2 sayısı kuğuya benzediği için kuğuyla özdeşleştirilir.
3 sayısı martıya benzediği için martıyla özdeşleştirilir.
Sizde örnektekilerden farklı olarak size o sayıyı çağrıştıracak benzeşmeler kurabilirsiniz. Oluşturduğunuz benzeşmeleri (özdeşleşmeleri) ise ezberlemeniz gerekir. Sayıların benzediği nesnelere göre bir özdeşlik kuracağınız için ezberlemesi de hiç kuşkusuz daha kolay olacaktır.
Bu metot az ve öz bilgiyi hafızaya almak için kullanılması gereken bir yöntemdir.

5. Fonetik Alfabe Metodu:
Buraya kadar size dört adet çeşitli hafıza tekniklerinden bahsettik. Bir de öyle bir teknik var ki hepsinin en muhteşemi ve en kullanışlısı olarak görülmektedir. Bu metotla hafızaya bilgileri çok kolay ve rahat bir şekilde alabileceksiniz. Bu yöntem hafıza uzmanları tarafından da en çok kullanılan yöntemdir. Bu yönteme “fonetik alfabe metodu” denmektedir.
Bu metodun temeli isminden de anlaşılabileceği gibi yeni bir alfabe oluşturmaya dayanır. Bu alfabeye de “fonetik hafıza alfabesi” ismi verilir.
Fonetik hafıza metodu Wikelman’ın 1948 yılında alfabedeki harflerle sayıları eşleştirmesi sonunda keşfettiği sayı-harf sistemine dayanmaktadır.
Bu hafıza tekniğinin diğer hafıza tekniklerine göre daha avantajlı olmasının nedeni sayıların hatırlanmasında daha kullanışlı olmasıdır.
İsimlerin Hafızaya Alınması:
İsimleri hafızaya alabilmek için şu ilkeleri uygulamalısınız;
1- Bugünden itibaren tanıştığınız herkesin ismini hatırlamak için her şeyi yapacağınıza söz verin.
2- İlk tanıştığınızda kişinin ismini doğru duymaya özen gösterin. Hatta tekrar etmelerini sağlayın. Mümkünse ona anlamını sorun.
3- Onunla konuşurken ismiyle hitap edin ve sürekli ismiyle hitap etmeye çalışın.
4- Tanıştığınız kişinin ismiyle daha önce tanıştığınız bir kişiyi veya nesneyi, materyali bağdaştırın.
5- Kendinize bir defter tutun. Tanıştığınız kişilerin isimlerini o deftere yazın. Hatta benzeşmelerini de yazın. Yeni yeni isimlere karşı tecrübe edinin.
6- İçinizden onun ismini tekrar edin.
7- Tanıştığınız kişinin yüzüne bakın ve onu. Çok iyi tanıdığınız ve isme karşılık gelen biriyle özdeşleştirin.

Yabancı dildeki bir kelime ve anlamı nasıl hafızaya alınır?
Hafızanıza alacağınız yabancı dildeki kelimeyi belirliyorsunuz. Yabancı dildeki kelimenin okunuşuyla, anlamı arasında “güçlü hafıza teknikleri”nin ilkelerini uygulayarak bir çağrışım (bağlantı, hikaye) kuruyorsunuz. Nasıl mı? İngilizce’de “yemek” kelimesinin karşılığı “eat” dır.
Ve telaffuz edilirken “it” şeklinde telaffuz edilir. Şimdi bu kelimeyi ve anlamını hafızamıza alalım: “10 katlı evinizin balkonunda oturmuş yemek yerken sokaktan geçen bir itin zıplayarak yemeğinizi kapıp kaçtığını ve yediğini daha sonra it yemeğimi yedi diye bağırarak ağladığınızı hayal edebilirsiniz.”

En çok neleri unuturuz ?

* Adlar,
* Rakamlar ve tarihler,
* İstenmeyen şeyler,
* Zor öğrenilmiş, tam olarak kavranmamış konular,
* İnançlarımıza ve ön yargılarımıza ters düşen (garip) gerçekler,
* Kısa sürede ve zorla öğrenmek zorunda kaldıklarımız,
* Başarısızlıklarımız,
* Öğrenmeye çalışmadan rasgele edindiğimiz bilgiler,
* Öğrendikten sonra üzerinde yeterince düşünmediğimiz konular,
* Yorgun, hasta, isteksiz ve sıkıntılı anlarımızda öğrenmeye çalıştığımız bilgiler,
* Uzunca bir sürede çalışarak, ara vermeden öğrenilenler,
* Anlayamadığımız, bize “anlamsız” gelen şeyler

Verimli Çalışmayı Engelleyen Tuzaklar
.
(Lütfen azaltmaya çalışın!)

* Gözlerini yapamadıklarınıza çevirmek
* Müzik eşliğinde çalışmak
* Zorlanılan derslerin dışlanması,
* Aşırı kaygı (güvensizlik)
* Yatarak (uzanarak) çalışmak,
* Çalışma anında hayallere dalmak,
* Çalışma anında hayallere dalmak,
* Uzayıp giden telefon konuşmaları yapmak,
* Motivasyon noksanlığı, İsteksizlik.
* Günlük ayrıntılara boğulmak,
* Çalışmayı tamamlamadan bırakmak,
* Amaçların özelliklerin belirlenmesi,
* Arkadaşlara “hayır! Diyememek,
* Televizyona takılıp kalmak,
* Dersler, konular hakkında yetersiz bilgi sahibi olmak,
* Düzenli tekrarlar yapmamak
* Plansız programsız çalışmak,
* Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak,
* Zamanı denetleyememek,
* Çevrenizin sizden beklentilerinin yüksek olması,
* Sınav bilgi ve tekniklerini yeterince bilmemek,
* Çalışma anında uygun dinlenme aralıklarını vermemek,
* Yanlışlardan ders almamak, noksanları gidermemek,
* Çözümlenemeyen ailevi veya kişisel sorunlar içinde boğulmak,
* Fazla dış açık olmak,

Unutmayın Boşa geçen zaman geleceğinizdir…

Ek olarak;

Hafızanıza alacağınız bir konuyu,formülü vs gözünüzde canlandırın sanki yaşıyormuş gibi. Örnek olarak kimyadan bildiğimiz gibi P.V=N.R.T diye bir formül var ve bunu ezberlemek yerine Nurettin adlı bir arkadaşınızla buluştuğunuzu düşünün. Paraya ihtiyacınız var çünkü kimya kitabı alacaksınız. Ona diyorsunuz ki “Para Ver NuReTtin”. Daha sonra formülü hatırlamak isteğinizde bu olayı düşünün ve beyniniz geri kalan kısmı tamamlayıp size formülü verecektir.Size tavsiyem bu gibi yöntemlerle ders çalışmanızdır.Faydasını göreceksiniz.