Hala duymayan olduğuna inanamıyorum. Ebru Şallı Türk kadınına pilatesi sevdirdi. Benim gibi spor salonuna gitme özürlü kadınlara, evlerinde, hem de çok etkili bir şekilde pilates yapmayı öğretti Ebru:TEŞEKKÜRLER.
Yoğun çalıştığım dönemlerde fırsat bulamamaktan dolayı, şimdilerde ise tembellikten ( spora git (yol 15 dakika), spor yap (1-1.30 saat), duş(10 dakika), giyin (10 dakika), dönüş (15 dakika) en az toplam 2-2.30 saat ) ve 1 saat spor yapmak için bunun iki katını yollarda harcadığıma acıdığımdan bir türlü düzenli spor yapamamıştım. Ama trendleri takip eden, sağlıklı ve zayıf olmayı, özellikle kas yapmayı, doğru nefes almayı, duruşumu düzeltmeyi isteyen biri olarak hep pilates yapmak istiyordum. Ebru Şallı’nın TV’de pilates yapacağını ilk duyduğumda inanın çok da oralı olmadım. Tamam zayıftı ama her zayıf insan sporcu muydu? Yine de seyretmeye başladım, bakalım nasıl yapıyor, diye. Resmen çamur atmak için izledim ama sonra hiçbir hata bulamadım. Kendi kendime kızın günahını aldım dedim. Gitmiş eğitimini almış Amerika’da.Tabii ben de eğitimin herşey olmadığının farkındayım ama artık onun en büyük fanlarından birisi olarak söylüyorum süper yaptırıyor ve yapıyor bu pilatesi. Kendini adamış buna, çok mutlu. Yaptığı şeyin farkında, olayın artık bir sorumluluk projesi halini almasına hem şaşırmış hem de sevinmiş ama en önemlisi sindirmiş.
Onunla Pilates yapıyorum artık. Daha da önemlisi Pilates yapmaya bayılıyorum artık. Neden bu kadar sevdim diye sordum kendime. Cevabını buldum galiba. Tamam iyi yaptırıyor bunu, benim gibi kassız birinin bile karın kasları oldu (2 sezeryan ve artı kilolar karnım yağ içindeydi). Ama en önemlisi sanki bizim evde yapıyoruz sabahları pilatesi. Konuşuyor, gündemi yakalıyor. “Hadi karnımızı çalıştıralım. Sezeryanlılar, hadi bakalım” diyor. İsmimi söylemiyor ama bana sesleniyor sanki.
Teşekkürler Ebru.

Bu arada gece ve hafta sonu kaçıranlar için tekrarları da var. Artık bahaneniz yok.