Bu yıl Bodrum’u yeniden keşfettim. Son yıllardaki en iyi tatilimdi diyebilirim. Sekiz yıl aradan sonra gittiğim Bodrum beni çok şaşırttı. Yeni oteller, beachler açılmış. Eskiden de kalabalıktı ama bu sefer sanki İstanbul’daymış gibi hissettim bazen.

Gündüz sıcaklık 40C’yi geçtiğinde bile nem oranı diğer bölgelere göre çok fazla olmadğı için çok bunalmadım. Benim için tatildeki en büyük problem aşırı sıcak olmuştur hep. Güneyde nem oranı çok yüksek olduğu için hep çok bunalırdım. Bodrum’un ama özellik de Yalıkavak’ın havası muhteşemdi. Özellikle Turgutreis, Gündoğan ve Bodrum’dan döndükten sonra Yalıkavak’taki o esinti, insana muhteşem iyi gelmekte. Artık Bodrum’da da muhteşem oteller var. Rixos’un yeri ve sahili muhteşem. Turgutreis’te açılan Kefaluka’da görülmeye değer. Ben ilk defa, gece gördüm Kefaluka’yı. Turgutreis-Kara İncir yolunda, denize uzanan ışıklı bir tepe görünce önce ne olduğunu alayamadım. Sonra yaklaşınca otel binasını gördüm ve gerçekten de etkilendim. Bunun gibi birkaç tane daha ünlü ve lüx oteller var Bodrum’da. Ama Bodrum’un bence en önemli özelliklerinden biri burada çok fazla para harcamadan da , ucuz, kaliteli butik otellerde kalarak tatil yapabiliniyor olmasıdır. Bodrum’da da Yalıkavak’ta ve diğer bölgelerde de onlarca, yüzlerce, irili ufaklı, denize sıfır veya belli uzaklıklarda otel, pansiyon v.b mevcut. Bu sene Yalıkavak’taki bu butik otelleri inceleme fırsatım oldu. Çok büyük olmayan bu oteller, Yalıkavak’ın merkezinin sağında kıyı boyunca sıralanmaktalar. Bu sokakta yürürken sol tarafınızda denizi, sağ tarafınızda irili ufaklı restoran, bar, otelleri görmektesiniz. Gündüz kıyılar cıvıl cıvıl, gece olunca kıyıların bir kısmı restorana dönüşmekte. Eğlence tüm gün ve gece devam etmekte. Fakat Yalıkavak, Bodrum’a göre epey sakince bir yer. Gece 12′den sonra hayat durgunlaşmakta. Oysa Bodrum’da hayat bu saatten sonra başlıyor. Özellikle Barlar Sokağında kalabalıktan yürüyemiyorsunuz. Bodrum’da alışveriş yapmayı planlıyorsanız, benim tavsiyem bunu gündüz yapmanız. Gece kalabalıktan dükkanların vitrinine dahi bakamıyorsunuz. İçeri zar zor girebilirseniz ne şans. Bu sefer de yabancı müşterilerle rekabet etmek zorunda kalıyorsunuz. Benim Bodrum’da en çok şikayet ettiğim konu ydu bu yaz. Hemen hemen tüm mağaza çalışanları önceliği yabancı turistlere veriyor. Oysa Bodrum’a ne yazık ki öyle çok zengin turist falan gelmiyor. Gelenler , ya da en azından o bölgede gezenler, çok genç Rus turistler. Birçok dükkanda bir Rus turist için ikinci plana atıldım. Ama o turist zaten ucuz olduğu için geldiği Bodrum’daki o dükkandan çoğunlukla hiçbir şey almadan çıktı.Yine dükkan sahibi bana kaldı. Bir kaç dükkan Türk turistin yüzüne bile bakmıyor. Bunları bu sefer deşifre etmeyeceğim. Ama bir daha ki sene ,bu tür negatif davranışları kesinlikle isim vererek belirtmeyi düşünüyorum. Tabii bunun yanında çok beğendiğim yerlerde var. Mesela Zeki Outlet. O dar Bodrum sokaklarında son anda farkettim tabelasını. Kalabalıktan sıyrılıp, duvarları bembeyaza boyanmış bir sokaktan içeri giriyorunuz. Mağaza çok minimal, bembeyaz, mayolar ön planda ve çok düzgün sergilenmekte. Fiyatlar muhteşem, çeşit bol. Kızkardeşimle konuşuyorum akşam ve burayı söylüyorum. Onun aldığı 1 mayo fiyatına, yine Zeki Triko’nun 3 mayosunu aldığımı söyleyince çıdırıyor.

Dediğim gibi Bodrum’da her bütçeye göre kalacak yer var. Ben yerli turiste kesinlikle kendi arabalarıyla gitmelerini, ya da araba kiralamalarını tavsiye ederim. Çünkü Bodrum’da gezecek çok yer var. Nerede kaldığınızın o yüzden önemi yok. Ben Yalıkavak’ta kaldım ama 1 ay içinde Yalıkavak’ta 5-10 gün denize girdim. Ortakent, Yahşi, Kara İncir, Gümüşlük, Gündoğan….Hepsi de denize girmek için harika yerler.Hem tanınmış beachler var, hem de halk plajları. Yalıkavak’ta Dodo Beach oldukça iyi. Biancha ve Lola Beach’e arkadaşlarımın tavsiyeleri üzerine gitmekten son anda vazgeçtim. Ben deniz kıyısında takıp takıştırmayı, makyajı falan sevmiyorum. Güneşlenirken makyaj çok zararlı. Ayrıca tatilde, üzerimde bir mayo, nasıl rahat ediyorsam o şekilde davranmayı istiyorum. Öyle çok şık yerlere gece süslenip püslenip giderim. Ama gündüz (benim gece bile çok ender giydiğim)yüksek ökçelerle, takılarla, gece kıyafetini andıran Beach kıyafetleriyle “Acaba nasılım?Bana bakıyorlar mı?” diye ortada gezinen kızlarla dolu bir beache takılmak, 2 çocuklu ve kocasını kıskanan bir kadın olarak bana göre değildi. Millet tatildeyiz nasılsa diye ekstra bir rahatlık içinde. Özellikle yeni nesil için ahlak, namus gibi kavramlarının yerini, görüntü ve para kavramlarının almasından sonra, kafaları sadece paralı birini kafalamak ya da manken olmak konularında çalışan, beyin hücrelerinin kulllanılmamasından dolayı yok olduğu hoş ama boş (en tehlikeli tür budur canlılar aleminde) kızlar ve erkekler alemleri yerine , Ortakent’teki Dedeman Scala Beach’e takıldık ailecek. Deniz harika, havuz gibi ama çok soğuk. Beach hep sakin. Erman Toroğlu buranın müdavimlerinden. Çok sakin, rahat ve huzurlu bir ortam. Ayrıca fiyatı da çok uygun. Biz 2 çocukla diğer beachlere öyle hergün takılamazdık vallahi. Ama burası giriş ücreti en uygun olan beachlerden birisi. Ayrıca girişte ödediğiniz bu giriş ücretini içerde yiyecek ve içeceğe harcıyorsunuz. Yani girişte alınan para sadece giriş ücreti değil. Giriş için, içerde belli bir miktar parayı harcamanızı garantlemek bir anlamda. Burası harika ama tek sorun personel. Dedemanlar neden buna önem vermiyor anlamıyorum. Özellikle yemek bölümü işleteni ve elemanları çok çok kabaydı. Hiç bir yerde bu tür bir kabalık ve eğitimsizliğe rastlamadım. Hele Bodrum’da bu olmamalıydı. Ama bunun dışında ikele bölümüne bakan elemanlar, barmen kız süperdi. Ama bir profesyonellik yok ne yazık ki. Tabii bu beach’de en süper olan Thai masajıydı. Masör muhteşem bir masaj yaptı. Masaj yaptırmayı çok seven birisi olarak denemenizi tavsiye ederim.

Gelelim Bodrum ‘da yemek meselesine. Yemek konusunda sınırsız seçeneğe sahip olan Bodrum’da, Marina’ya doğru uzanan cadded süper restoranlar mevcut. Türk ve dünya mutfaklarını bulabileceğiniz Bodrum’da Ayvalık tostu, sebzeli döner, lokma tatlısı muhakkak tatmanız gereken tatlar. Fiyatlar çok çok ucuzdan, çok çok pahalıya kadar uzanmakta. Çok lüks bir yemek de yiyebilirisiniz, ama ucuz yiyeceğiniz yemek asla kötü değil. Lezzet süper sadece mekan ve servis süper olmuyor. Bir de yiyip kalkmak durumunda kalıyorsunuz. Diğer restoranlar gibi saatlerce oturamıyorsunuz bu ayaküstü ucuz yerlerde. Ben en ok Turgut Reis’te meydan’da ALABİ (Ali Abi)’yi çok beğendim. Fiyatı da yerine, yemek servisi ve lezzetine göre çok ugun geldi bana. Yalıkavak’ta kıyıda ÖzMasa Restoran 2. tavsiyem. Fiyatları ne çok ucuz ne çok pahalı. Kahvaltısı süper. Denize sıfır kahvaltı ve yemek yemek süper bir duygu. Balıklara ekmek atıyorsunuz ve bir anda binlerce balık geliyor yüzeye. Gözlerime inanamadım. Bu doğa güzelliğinin yanında yemek yemek , deniz manzarası, gün batımı, muhteşem….